Haber Detayı
21 Ekim 2019 - Pazartesi 13:01 Bu haber 219 kez okundu
 
Su değirmenini 150 yıldır aynı aile işletiyor
Gölköy ilçesindeki Karadere üzerinde bulunan, 150 yıllık su değirmeni, ilk günden beri Çapa ailesi bireylerince kuşaktan kuşağa işletiliyor. Ayakta kalan tarihi değirmende; bölge mutfağının vazgeçilmezleri arasındaki mısır ekmeği, lahana çorbası ve mıhlama yapımında kullanılan un için kurutulan mısır taneleri öğütülüyor.
YAŞAM Haberi
Su değirmenini 150 yıldır aynı aile işletiyor

Gölköy ilçesindeki Karadere üzerinde bulunan, 150 yıllık su değirmeni, ilk günden beri Çapa ailesi bireylerince kuşaktan kuşağa işletiliyor. Ayakta kalan tarihi değirmende; bölge mutfağının vazgeçilmezleri arasındaki mısır ekmeği, lahana çorbası ve mıhlama yapımında kullanılan un için kurutulan mısır taneleri öğütülüyor.

Sayıları günden güne azalsa da Anadolu'nun çeşitli yerlerinde rastlanan, çalışır haldeki su değirmenleri, Karadeniz'deki varlığını koruyor. Ordu'nun Gölköy ilçesinde, Karadere üzerinde bulunan 150 yıllık su değirmeni, ilk günden itibaren Çapa ailesi fertlerince kuşaktan kuşağa işletiliyor. Değirmende, bölge mutfağın vazgeçilmezleri arasında yer alan mısır ekmeği, lahana çorbası ve mıhlama yapımında kullanılan un için kurutulan mısır taneleri öğütülüyor. Dere üzerinde, iki taş değirmende öğütülen mısır taneleri işlenerek, un halini alıyor. Asırlık değirmende elde edilen mısır ununa, özellikle gurbetçiler talep gösteriyor. Değirmenciliğin, kendileri için aile geleneği olduğunu belirten Çapa ailesi bireyleri, bu görevi çocuklarına da bırakmak istiyor.

'DOĞAL VE TAZE YAPILIYOR'

Değirmeni işleten Muammer Çapa, babasının bu görevi dedesinden devraldığını, kendisinin ve ailesinin bu mesleği yapan 4'üncü kuşak olduğunu söyledi. Çapa, "Mısır bu bölgenin vazgeçilmezi. Mısır unundan birçok yöresel yiyecekler yapılabiliyor. Mısır ekmeği çeşitlerinin yanı sıra balık, lahana çorbası, mıhlama gibi yiyeceklerde kullanılıyor. Burada biz mısır öğütüyoruz ama burası bir tarih aynı zamanda, kaybolmaması için teknolojiye karşı ayakta tutmaya çalışıyoruz. Kültürümüze sahip çıkan yok. Biz bunu elimizden geldiği kadar yaşatmaya çalışıyoruz. Bazen değirmenimiz çok yoğun oluyor, gece gündüz çalışıyor. Elektrik değirmeni ile öğütülen mısırlar çabuk öğütüldüğü için yanıyor. Taş değirmen ise olduğu gibi doğal ve yavaş çalışıyor. Unu hem doğal hem de taze çıkarıyor. Herhangi bir kokusu da olmuyor" dedi.

'KÜLTÜRÜMÜZDEN VAZGEÇEMİYORUZ'

Asırlık kültürü yaşattıkları için değirmen sahiplerine teşekkür eden Yılmaz Karaosmanoğlu da "Gölköylüyüm ve Marmaris'te yaşıyorum. Eski kültürümüzden vazgeçemiyoruz. Değirmene mısır getirdim. Un elde edip giderken gurbete, Marmaris'e götüreceğim. Mısırlarımız olgunlaştı, biçtik, hasadını yaptık. Balık, mısır çorbası, mıhlama gibi yöremizin yöresel yiyeceklerinde bu unu kullanacağız. Burada yaşayan insanlar, Türkiye'nin en uzun ömürlü insanları. Gurbette olduğumuz için memleketimizden uzaktayız ama burada tüketilen organik yiyecekleri götürüyoruz. Burada her şey doğal, hormonsuz. Bir de havası, doğası ve suyu çok güzel; mısır tüketimi de yaygın" diye konuştu. 

Kaynak: (Ordu Takip) - Ordu Takip Editör:
Etiketler: Su, değirmenini, 150, yıldır, aynı, aile, işletiyor, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı